Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!
Post Image
51

Nevşehir derinkuyu teknoloji.

Bugüne kadar yer altındaki var olan hayatla ilgili duyduğunuz her şeyi bir kenara bırakın çünkü belki de en ilginç’i ayaklarımızın altında yatıyor. Hala çözümlenemeyen sırlar ile birlikte Nevşehir’de binlerce yıldır güneş görmeden bekliyor. 1960’lı yılların başında bir köylü evinde tadilat yaparken duvarının yıkılması ile evinin büyük bir tünele doğru açıldığını fark eder. Adam bunu küçük bir mağara sanmış olsa da bir fener alarak içeri girdiğinde tımarhaneler, kiliseler, garip ibadethaneler, evler kısacası ayrı bir dünya ile karşılaşır. Öyle ki ileride anlaşılacağı gibi burası uzun yıllar evvel, 50000 kişinin güneş yüzü görmeden yaşadığı devasa bir yer altı şehridir.

İnsanlar bu soruyu sorar kimler neden yüzyıllar boyunca yer altında yaşamış olabilir ki?, hikaye hıristiyan’lığın ilk yıllarına, güçlü Roma İmparatorluğu’na kadar gidiyor. Roma askerlerinden kaçan hıristiyan’lar kapadokya’da ilerlerken kendilerini gizleyebilecekleri yeraltı şehirlerinin girişi fark edilmeyecek bir şekilde çalışmışlar. Bu yeraltı şehri öylesine müthiş bir yapıya sahip ki bütün odalar birbirine bağlı şekilde hazırlanmış ve o dönemin teknolojisi ile imkansız olsa da havalandırma sistemi sayesinde yıl boyu bütün şehir aynı sıcaklıkta ve temiz hava ile dolu, içeride rahipler, papazlar, aileler, çocuklar yaklaşık 50000 kişi yeryüzündeki hayatın aynısını kurmuşlar.

Büyük ve ürpertici bir tımarhane bile var. Dünyadaki hiçbir yer altı şehrinde böylesine komplike bir sistem yok. Evler sürgülü kapılarla kapatılıyor, bu devasa yapının bugün bile tamamı hala keşfedilmedi. Derinkuyu yeraltı şehri incelendikten sonra doğan sorular birbiri ardına cevapsız kalıyor. Çünkü ilk insanlar hıristiyanlar askerlerden kaçarken buraya böyle bir yapı inşa etmek bugün bile imkansızken bunu nasıl başarmış olabilirler. Eğer onların bu şehri yaptığını varsaysak bile yüzlerce yıl alacak yoğun bir çalışma ile olabilir. Çünkü şehir o kadar büyük ve İçeride o kadar komplike bir sistemi var ki, sadece yer altında kazı çalışması için bile binlerce işçiye ihtiyaç var. İçeriden çıkarılması gereken kayaların ve toprağın toplam ağırlığı 8000000 ton olduğunu düşünürsek, bu derin kuyudan yüzlerce kat daha küçük olan yerebatan Sarnıcı bile yıllarca süren çalışma ile yapılabildi. ve inşaat sırasında yüzlerce işçi İş kazalarında hayatını kaybetti. Fakat sürgülü kapıları, okulları, akıl hastaneleri, su sistemleri havalandırma yöntemleri, bile düşünülerek yapılmış olan bu üstün teknoloji ürünü şehri o dönem insanı kısa sürede inşa edebilmesi ne derece mümkün olabilir.

Bu gizem’i araştırmak için dünyanın birçok yerinden uzmanlar derinkuyu’ya yakın ediyor. Tanrıların Arabaları isimli kitapta araştırmacı mondi‘nin derinkuyu’ya özel bir yer ayırmış, bölgeye gelip haftalarca ekibiyle inceleme yapan dini kitapta derinkuyu ile ilgili şunları anlatıyor. Bu şehirler ancak havadan gelen saldırılardan korumak için yapılmış olabilir çünkü kapadokya‘daki yeraltı şehirleri ile derinkuyu arasında tünel ile bağlantı sağlanmış olduğunu düşünüyoruz. Bu büyük, inanılmaz derecede büyük bir yeraltı şehri. Bu nedenle ancak dünyadışı saldırılardan korunmak için yapılmış olabilir, dedi. Derinkuyu yeraltı şehrinin üstünde günümüzdeki insanların yaşadığı derin kuyu isimli bir köy var. Bu köyde ve civardaki köylerde anlatılan çok eski bir hikaye ise şöyle.

Hikaye o bölgede nesilden nesil’e geçmiş ve kökeni bilinmiyor. hikayeye göre bu topraklarda çok eskiden melekler ya da birtakım başka varlıklar varmış, fakat bir süre sonra yine gökyüzünden kötü niyetli bir takım varlıklar gelmiş ve aralarında büyük bir savaş olmuş, iyi varlıklar kötü niyetli varlıklarla baş edemedikleri için yer altındaki bu şekilleri işaret eden dünyanın içine saklanmışlar. Köylülerin iddialarına göre bu varlıklar, hala burada yerin altında yaşıyor ve ışıklar şeklinde yükseldiğini de iddia ediyorlar.

3 Yorum

    Seda

    Nevşehir yer altı mezarlarını eve ıhlara vadisinde buluna birçok yeri dolaştım. Şok edici görüntüler ile karşılaştım yer altında birbirine bağlı olan odalar devasa taşlarla kapatılma yöntemiyle tasarlanmış . Taşlar tek kişinin kaldırabileceği boyutta ve ağırlıkta değildi. Düşün traktörün arka tekerleği kadar ve okadar kalındı. Aşağıya indikce dahada soğuk oluyor ve oksijen düzeyide düşüyor. Ozamanlar orada yaşayan ırkın eminimki ona göre evrim geçirmişlerdir şuanda normal insan orada yaşayamaz. mezarların en alt bölümünde mahkumlar için ayrılmış bölümdü. Oksijen çok düşük ve buz gibi. Bilinen 8 kat sadece 4 tanesine girebiliyorsun aşağıya izin yok oksijen düştüğü için

    4 Temmuz 2019 Cevapla
    mm
    radmin

    Yorumunuz için teşekkürler, gerçekten eskinin büyük teknolojisi, insanlar o zamanlarda nelere imza atmışlar o olumsuz koşullarda yerin bilmem kaç metre altında yaşam mücadelesi vermişler, bazen aklımı oynatıyorum roma dönemide aynı şekilde. O yapıları nasıl yaptılar hayret ediyor insan.

    4 Temmuz 2019 Cevapla
    Seda Sarac

    Gerçekten aklımın almakta zorlandığı bir konu gördüğümde şok olduğum özellikle ıhlara vadisinde gördüğüm eşsiz manzara vadi acldikca yerleşim aşağıya doğru kaymış vadinin içinde yer alan kiliseler yerleşim yerleri vadi boyunca uzaniyor

    14 Temmuz 2019 Cevapla

Bir cevap yazın